17 Ağustos 2015 Pazartesi

Et'i neden Pahalı yiyoruz ?

Et fiyatlarının yükseldiğine ilişkin haberler son zamanlarda yazılı ve görsel basının vazgeçilmez konuları arasında yer alıyor. Dana Karkas et Kg fiyatı (*) ülkemizde 25,69 TL iken AB ülkelerinde 11,13 TL olması hatta, Brezilyada 6,88 TL olduğunu dikkate alındığında Nerede yanlış yapıyoruz ? Et'i neden pahalı yiyoruz soruları havalarda uçuşmaya başladı. Kişi başı milli geliri bizim 3-4 kat fazlamız olan AB ülkelerinde et fiyatının bizim yarısı kadar olması, et fiyatındaki artışın tüketiciler üzerindeki olumsuz etkisinin daha da artmasına neden olmaktadır.  


Ulusal Kırmızı Et Konseyi verilerini incelediğimizde 15.07.2013 tarihinde 15,93 TL olan karkas Dana etinin fiyatı 06.08.2015 tarihinde 25,69 TL ya yükseldiği görülmektedir. Yaklaşık iki yıllık dönemde Et fiyatlarının %61 oranında  artması halkın alım gücünü daha da düşürmüş ve konuyu gündemin başına taşımıştır. Et fiyatlarının yükseldiği dönemlerde ilk akla gelen uygulama karkas et ithal edilerek fiyatların düşürülmeye çalışılması olmaktadır. Nitekim bu defa da Et ve Süt Kurumu tarafından piyasaya müdahale amacıyla et ithaline başlanmış ve 3.200 Tonluk et ithali için ihaleye çıkılmıştır. Geçmiş uygulamalar, et ithalinin kısa vadede kısmen etkili olarak et fiyatlarındaki artış trendini kırdığı ve hatta bir miktar düşüş sağladığını göstermiştir. Ama Ülkemiz insanının Dünyanın en pahalı etini tüketen insanları arasında yer almasına neden olan yapısal sorunlara yönelik düzenlemeler yapılmadığı sürece, et fiyatları göreceli olarak yüksek kalmaya devam edecektir


30 Haziran 2015 Salı

Kör Kuyudaki Eşek ve Yunanistan Ekonomik Krizi

Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamın birinin eşeği, kuyunun birine düşmüş. Niye düşer, nasıl düşer sormayın. Eşek bu. Düşmüş işte. Belki kör bir kuyuydu, ağzı tahtayla kapatılmıştı belki,  üzerine de toprak dökülmüştü.  Zamanla tahta çürümüş, zayıflamış, toprakta biten otları yemek isteyen eşeğin ağırlığını çekememiş ve güm.

Hayvancık saatlerce acı içinde kıvranmış, bağırmış kendi dilinde. Ayıptır söylemesi, anırmış yani. Sesini duyan sahibi gelip bakmış ki vaziyet kötü. Zavallı eşeği kuyunun dibinde melul mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış. Karşılaştığı bu durumda kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırmış. 

Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kalmış. Sonunda karar verilmiş ki, kurtarmak için çalışmaya değmez. Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek. Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak  atmışlar. 

14 Haziran 2015 Pazar

Farkı bir Finansman tekniği olarak "Sat ve Geri Kirala" Yönteminin Avantajları

Firmaların finansman ihtiyacını gidermek amacıyla son zamanlarda başvurdukları yöntemlerden biri de "sat ve Geri Kirala" yöntemidir. Bu yöntemde firmanın aktifinde kayıtlı gayrimenkuller finansal kiralama (leasing) firmasına sattıktan sonra tekrar kiralayarak finansman ihtiyacı giderilmektedir. Firmanın aktifinde kayıtlı Ofis, Dükkan, Otel, fabrika Binası, Depo gibi ikinci el değeri olan gayrimenkullerin, leasing firmasına satıldıktan sonra tekrar kiralanması ve kiralama süresinin sonunda önceden belirlenen bir bedelle tekrar geri alınması yoluyla uzun vadeli finansman sağlanması olarak özetlenebilecek Sat ve geri Kirala yönteminin avantajları aşağıdaki gibi özetlenebilir.

14 Mayıs 2015 Perşembe

Nakitsiz Yaşam ve Kredi Kartı kullanım alışkanlıkları

Danimarka hükümetinin Önümüzdeki sene, mağaza, restoran ve benzin istasyonlarının nakit para kabul etmelerini yasaklayacağını duyurması ile birlikte Nakitsiz Yaşam Olur mu ? sorusu tekrar gündeme oturdu.  Nakitsiz işlem yoğunluğu konusunda Danimarka, İsveç, Norveç ve Finlandiya öncü konumunda. Bu ülkelerdeki tüm parasal işlemlerin %85 ila %90 lık kısmı elektronik olarak yapılıyor. 

Ülkemizde nakit kullanılmadan yapılan alışverişi incelediğimizde; Kredi kartı, Banka kartı ve e-ticaret yöntemi kullanılarak yapılan alışveriş tutarının, hane halklarının tüketim harcamalarına (*) oranı 2010 yılında %30, olarak gerçekleşmişken, 2014 yılında %43'e yükseldiğini görmekteyiz. Bu veriler bize nakitsiz yaşam yolunda ilerlemekle birlikte bu uğurda kat edilecek çok yolumuzun olduğunu, toplumumuzun harcamalarının hala %57'sini nakit kullanarak yapmakta olduğunu göstermektedir. 

21 Nisan 2015 Salı

Özel Sektör Dış Borç Stoğundaki artış

Özel sektör dış borç stoğunda son 14 yıllık süreçte %418 artış yaşanmışken son zamanlarda döviz kurlarında yaşanan hızlı yükselme, dikkatleri bu borcun çevrilmesine yönelmiştir. YP cinsi geliri olan firmalar için, yatırımların yurt dışı kaynaklarla finansmanı, yurt içi kaynakla finansmanına göre vade ve maliyet açısından daha uygun koşullar taşıyabilmesi nedeniyle son yıllarda özel sektörün yurt dışı kaynaklı kredi kullanımında ciddi artışlar yaşanmıştır.


Firmaları yurt dışı kaynaklı kredi kullanmaya iten faktörlerden birisi de ülkemizdeki tasarruf oranının düşüklüğüdür. Yatırım veya işletme sermayesinin finansmanı için kaynak arayışına giren firmaların öz kaynak artışı yerine yurt içi ve/veya yurt dışı kaynaklardan borçlanmayı tercih ettiğini biliyoruz. Gelişmiş ülkelerde % 70ler seviyesinde olan borç/öz kaynak oranının İSO 500 listesine giren firmalarımızda %132,4 e yükseldiğini, 29.06.2014 tarihli yazımda belirtmiştim.