6 Kasım 2017 Pazartesi

Bireysel Kredi faizin yüksekliğinden yakınan Tüketiciler Ne yapabilir. ?

Kullanmış olduğu Tüketici Kredisi, Taşıt Kredisi, Konut Kredisi, Kredili Mevduat Hesabı hatta Kredi Kartı için ödemekte olduğu Bireysel Kredi faizin yüksekliğinden yakınan Tüketicilerin pek çoğunun bu konuda yapabileceği bir şey olup olmadığı konusunda bilgi sahibi değildir.

Bankaca uygulanacağı ilan edilen faiz oranlarına yasal açıdan baktığımızda; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun FAİZ başlıklı 88. Maddesinde

“ Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz

 yine aynı Kanunun Temerrüt Faizi başlıklı 120. Maddesinde

6 Aralık 2016 Salı

Bankaların rekabet kurallarını ihlal ederek tüketiciyi zarara uğratması

Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların rekabet kurallarını ihlal ederek tüketiciyi zarara uğratması konusu son dönemde yazılı ve görsel basında sıkça yer bulmaktadır. Finans kurumlarının rekabeti ihlal etmelerinden zarara uğradığını düşünen tüketicilerin kayıplarını hukuk yolu ile tazmin  ve kayıplarının üç katına kadar da tazminat talep edebileceklerine ilişkin haberlere ve yorumlara rastlıyoruz. Özellikle bu dönemde Konut kredisi kullanmış olanların dava konusu yapabileceği dosyaların adet ve tutar yönünden büyük boyutlara ulaşması, iyi niyetli olmayanların / dolandırıcıların da iştahını kabartmış, mağdur vatandaşlarımızı, haklarını zahmetsizce alacakları vaadiyle dolandırmanın yollarını bulma arayışına girmişlerdir.

3 Aralık 2016 Cumartesi

Tüketici Hakem Heyetlerinde Parasal Sınırlar


6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68. maddesinde belirlenen parasal sınırlar 01.01.2017 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden düzenlenmiştir. 



03.12.2016 tarih ve 29907 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Tebliğe göre

2017 yılı için tüketici hakem heyetlerine yapılacak başvurularda değeri:

* 2.400 (iki bin dört yüz) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetleri,

* Büyükşehir statüsünde olan illerde 2.400 (iki bin dört yüz) Türk Lirası ile 3.610 (üç bin altı yüz on) Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetleri,

* Büyükşehir statüsünde olmayan illerin merkezlerinde 3.610 (üç bin altı yüz on) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetleri,

* Büyükşehir statüsünde olmayan illere bağlı ilçelerde 2.400 (iki bin dört yüz) Türk Lirası ile 3.610 (üç bin altı yüz on) Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetleri,

görevlendirilmiştir.

2016 yılına ilişkin limitlerin yeniden değerleme oranında artırılmasından ibaret olan bu limitlerin bilinmesi, tüketicinin zaman ve emek kaybı yaşamadan hakkını hangi mercide arayacağını bilmesi açısından önem taşımaktadır.

Yararlanılan Kaynak ; Resmi Gazete

18 Nisan 2016 Pazartesi

Borca Batıklık ve İflasın Ertelenmesi

Son zamanlarda hızla artan sayıda firmanın "İflasın ertelenmesi" talebinde bulunması bu konuya dikkatlerin yönelmesine neden oldu. Basında çıkan haberleri veri kabul ettiğimizde 1 Ocak -18 Mart 2016 tarihleri arasında 115 firmanın firmanın İflasın ertelenmesi talebinde bulunduğu görülüyor. Bu firmaların arasında, kamuoyunun yakından tanıdığı bir çok firma da var. İflasın ertelenmesi talebinde bulunulması bizim ülkemize özgü bir uygulama olmayıp ABD başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde ekonomik kriz dönemlerinde sıkça başvurulan bir yöntemdir. Gerek İflasın ertelenmesi talebinde bulunanların gerekse bu firmalardan alacaklı olanların bu süreçten zararlı çıkmamak için konuyu tüm yönleri ile öğrenmeleri gerektiğinden iflasın ertelenmesini kendi penceremden ele alarak ilgili taraflara yardımcı olmaya çalışacağım.

26 Şubat 2016 Cuma

Kaldıraçlı İşlemler ve Forex mağdurları oluşmasının nedenleri

Halk arasında forex (Foreign Exchange) olarak bilinen kaldıraçlı işlemlerin (x) yıldızının son dönemde parlaması ile birlikte bu konuya büyük yönelmeler oldu. İşlem hacminin artmasına paralel olarak piyasada forex mağdurları da oluşmaya başladı. İki tarafı keskin kılıca benzeyen kaldıraçlı işlemlerinin yatırımcıyı cezbeden yönünü ve forex mağdurları oluşmasının nedenlerini ele almaya çalışacağım.

Kaldıraçlı işlemlere dair ilk düzenlemenin (y) yapıldığı 2011 yılında bu konuda sadece 6 tane aracı kurum yetki almışken, sayı bu gün 40'a yükselmiştir. Kaldıraçlı işlem piyasasında 2012 yılında 2.361 milyar TL lık işlem yapılmışken görsel medyada yayınlanan reklamların da etkisi ile bir önceki yıla göre % 121 artış gerçekleşerek 2015 yılı işlem hacmi 17.005 milyar TL ya yükseldi. Kaldıraçlı işlem yapmaya yetkili aracı kurumların web sayfalarında yer alan, müşterilerinin kar/zarar durumlarını incelediğimde; istisnalar olmakla birlikte Ekim -Aralık 2015 döneminde karda olan müşteri oranının % 20-30 aralığında olduğu, % 70-80 aralığında müşterinin ise Zarar'da olduğu görülüyor. Zararda olan müşteri oranının bu kadar yüksek olması, forex mağduru olan geniş bir kitle olduğunu düşündürmektedir. Kaldıraçlı işlem hacminin %52'si bireysel yatırımcılar tarafından gerçekleştirilmekte olup, finansal okur yazarlığın düşük olduğu bireysel yatırımcılardaki zarar oranının yukarıdakinden daha yüksek olduğunu düşünüyorum.