1 Şubat 2015 Pazar

Döviz kurlarının yükselmesinin nedenleri

Ocak ayının son iki haftasında USD döviz kurunun Türk Lirası karşısında hızlı bir tırmanışa geçerek 2,27 TL dan 2,45 TL seviyesine yükselmesi, döviz kurlarının yükselmesinin nedenleri ve kurdaki bu yükselmenin nereye kadar süreceği sorusunu akıllara getirmektedir. Bu konuda bir fikir söyleyebilmek için Döviz ve Faiz piyasalarında yaşanmakta olan son gelişmeleri bir arada gözden geçirmemiz gerekiyor.

Döviz kurlarının yükselmesinin, nedenlerini anlamak için son iki haftalık gelişmelere baktığımızda dikkatimizi çeken ilk husus, gösterge tahvil faiz oranı ile döviz kurlarının zıt yönlü olarak hareket etmekte olmasıdır. 14 Ocak sonrasında faiz oranının % 7,39 dan % 6,89 a düşmesine karşılık USD döviz kurunun 2,2788 den 2,4437 ye  yükseldiğini, Döviz ve Faiz piyasaları arasındaki ahengin bozulduğunu görmekteyiz. Merkez bankasının faiz oranlarını düşüreceği yönünde oluşan kuvvetli beklenti, Ocak ayı ortalarından itibaren faiz oranlarının düşmesine neden olmakta ve piyasa faiz oranının artarak döviz kurlarındaki artışı durdurmasını/dengelemesini engellemektedir.

29 Kasım 2014 Cumartesi

Kentsel dönüşüme verilen finansal destekler ve teşvikler

Yaşamakta olduğumuz binaların bizleri depreme karşı korumak bir tarafa hayatımız açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu 17 Ağustos 1999 Gölcük, 12 Kasım 1999 Düzce ve 23 Ekim 2011 Van depremleri ile en acı şekilde öğrendik. Güzel ülkemizin deprem kuşağında olduğunu artık hepimiz biliyoruz ve bu gerçeği değiştiremeyiz ama binalarımızı bu gerçeğe uygun hale getirebiliriz. Kentsel dönüşüme verilen finansal destekler ve teşvikler bu anlamda çok önemli bir fırsat sağlıyor. Yazımda kentsel dönüşümü ve teşvik tedbirlerini açıklamaya çalışacağım.

18 Kasım 2014 Salı

Konut piyasası nereye gidiyor ?

TÜİK tarafından 24 Ekim tarihinde yayınlanan Konut piyasası verileri, Ağustos 2014 ayında başlayan canlanmanın Eylül ayında da artarak sürmekte olduğunu ortaya koyuyor.

Konut piyasasının diğer yatırım araçlarına nazaran sağladığı yüksek getiriyi rakamlarla ortaya koymak için, TCMB tarafından yayınlanan Konut Fiyat Endeksine bakmanın yeterli olacağını düşünüyorum. 2010 yılı konut fiyatlarını 100 olarak esas alan aşağıdaki verileri incelediğimizde konut fiyatlarının Ağustos 2014'e kadarki dönemde asgari % 60 oranında artarak yatırımcısına enflasyon oranının iki katına yakın (*) getiri sağladığını görmekteyiz. Mevduat ve Tahvil Faizinin yatırımcısına ancak enflasyon düzeyinde getiri sağladığı, Altın’ın yatırımcısını üzdüğü, Borsanın ise istikrarsız seyri nedeniyle yatırımcısına güven vermediği günümüz piyasa koşullarında, enflasyon oranının iki katına yakın getiri sağlayan konut piyasası yatırımcıların favorisi haline gelmiş durumda.

1 Kasım 2014 Cumartesi

Tarımsal Yatırımların Desteklenmesi ve Hibeler

Tarımsal yatırımların desteklenmesi ve hibeler kapsamında faaliyet gösteren kurumları üç alt başlıkta değerlendirebiliriz. sistemin işleyişinde detaylara girerek okuyanları sıkmadan kısa bir özet yaparak ilgilenenlere yardımcı olmaya çalışacağım. 


Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programı kapsamında tarıma dayalı yatırımların desteklenmesine ilişkin tebliğ, 26 Ekim 2014 tarihili Resmi gazetede yayınlandı.  Kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi entegrasyonunun sağlanması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi amacıyla hazırlanan bu tebliğ ile belirlenen konulardaki tarımsal yatırımlara %50 Hibe desteği verilmektedir.

25 Ekim 2014 Cumartesi

Bireysel Kredi Notu

Benim bireysel kredi notum acaba kaç? sorusunun cevabı, son zamanlarda pek çok kişi tarafından merak edilmeye başlandı. Tüketici Kredisi, Konut Kredisi, Taşıt Kredisi gibi bireysel kredilerin,  bankaların kurumsal risk iştahı esaslarına göre merkezi bir tahsis birimi tarafından değerlendirilmesi uygulamasının bir sonucu olarak, bireysel kredi notu uygulamasına geçildi. Tüketicinin bu konudaki merakını/ihtiyacını gidermeye yönelik web sayfası nın kullanıma açılması ve bu konuda görsel yayın organlarında reklam yayınlanmasından sonra konuya ilgi daha da arttı.
Bireysel kredi notu hesaplanması uygulamasında bankadan bankaya değişmekle birlikte ana hatları ile sistem şöyle işlemektedir. Müşteri banka şubesinden bireysel kredi talep ettiğinde, talep eden kişiye ait kimlik ve aylık gelir bilgileri sisteme girilir.  KKB(*) kayıtlarından o kişiye ait veriler süzülerek sistem tarafından 0 ile 1.900 arasında puanlama yapılır. Bireysel kredi notu hesaplanması sonucunda belirli bir sınırın üzerinde puan alanların (Beyaz segment ) geliriyle uyumlu kredi talepleri Şube girişleri tamamlandığında anında onaylanmakta, bu sınırın altında puan (Gri segment) alanların kredileri ise merkezi tahsis birimi onayına gitmekte, bu birim tarafından  incelemeye tabi tutulduktan sonra sonuçlandırılmaktadır. Çok düşük puan alan (Siyah segment) müşterilerin kredi talepleri ise merkezi tahsis biriminin incelemesine dahi gitmeden, daha şube girişi  tamamlandığında sistem tarafından anında red edilmektedir. Hangi puan'ın hangi guruba gireceği bankanın kurumsal risk iştahına göre farklılık göstermektedir.